14 Kasım 2025

Dispatch


Uzun zamandır güzel bir oyun bulup oynama konusunda sıkıntı çekiyordum. Oyunları indirdiğim gibi kaldırıyor, yarım saat geçmesine rağmen bir türlü açılış yapmayan oyunları öfkeyle kapatıyordum. Bir süre sorunun bende olduğunu düşündüm. Ta ki Dispatch gelene kadar.

Wolf Among Us ekibi tarafından açılan ayrı bir stüdyodan çıkan bu oyunun fragmanlarını görmüştüm fakat yine de Telltale'ın düşüşü sırasında çıkardığı kötü oyunlar sebebiyle önyargım vardı. Dispatch bu önyargıları sildi süpürdü. Haftalık bir dizi tadında ilerleyen bu oyun bir anda her Çarşamba çıkmasını beklediğim bir diziye dönüşüverdi. 

Babasının intikamını almaya çalışan bir süper kahramanın süper kahramanlar teknik desteğinde çalışmaya başlamasına odaklanan Dispatch; The Boys, Invincible ve Wolf Among Us'ı akla getiren güzel bir atmosfere sahip. Hem oynuyor hem de izliyorsunuz. İzlediğiniz kısımlardan asla sıkılmıyorsunuz çünkü diyalogların özenle yazıldığı bu hikaye sizi 40 dakika boyunca sürüklüyor. 

Eski Smallville günllerimdeki gibi her hafta 40 dakikalık bir dramayı beklediğim günlere dönmek beni sevindirdi. İlk iki bölüm çok iyi yazılmıştı ve kahramanlarla oynana stratejik sekanslar da gayet güzeldi. Keşke daha uzun olsalardı fakat haftaya ne olacak diye gerçekten merak ediyorsunuz.



Tabii ki favorim Blonde Blazer karakteri. Güçlü ve güzel bir kadın. Hayallerimizi süsleyen bir Supergirl edasıyla bizi kurtarıyor. Blonde Blazer ve Mecha Man arasındaki cinsel gerilim çok iyi kağıda dökülmüş. Animasyon kalitesi de epey üst seviye. Keşke Invincible da bu kalitede animasyonlaştırılabilseymiş. Ve keşke böyle bir oyunu olsaymış. 

Blonde Balzer ve Invisigal arasında bizi bırakan oyun seçimler konusunda epey iddialı. Karakterler arasındaki cinsel gerilimi kurarken gülümseten sivri diyaloglar kurmayı çok iyi başarıyor. Karakterimiz Robert Robertson'ın verdiği yanıtlar her zaman tam aklımızdaki gibi olmasa da Mecha Man haline girdiğinde ortalığı kasıp kavuracağı kesin. 


3. ve 4. bölümler karakter gelişimine dayalı, sonraki bölümlere zemin hazırlayan anlara sahipti. Hacker bölümleri zorlaştı ve kahramanları göreve gönderdiğimiz strateji sekansları da büyük önem kazandı. Karakterleri geliştirirken ekibi ne kadar düzenli kullanmaya çalışsanız da aynı anda gelen zor görevler sizin için epey zorlayıcı olabiliyor. Süper kahramanların bu hallerini anlatan bir dizi olsa kesinlikle izlerdim. Keşke Smallville gibi yüksek bütçeli bu tarz bir gençlik dizisi yapılmış olsaydı vaktinde. 
4. Bölümdeki davranışlarınıza göre Invisigal ve Blonde Blazer ile yakınlaşıyorsunuz. Ben tabii ki Blonde Blazer'ı tercih ettim. Strateji kısmında kahramanları nasıl bir ustalıkla yönlendirdiysem başarı konusunda yüzde 1'lik dilime girmeyi başardım.

5. ve 6. Bölümlere gelelim.
Blonde Blazer ile güzel bir ilişkimiz var. Takım bize artık saygı duyuyor. Vardiyamıza geri dönerek kahramanlarımıza yardım etmeye başlıyoruz fakat Mecha Man kostümümüzde birtakım sorunlar baş gösteriyor. Hackerlık kısımları biraz sıkmaya başlasa da buraya kadar diyalog kalitesi hiç düşmedi. Ekiple güzel bir kaynaşma yaşayıp bar kavgasına bile girdik. Ev partisinde güzel anlar yaşarken bir anda hüzünlü bir sahne bizi karşılıyor ve tepe taklak oluyoruz. 
Chase kendini Insivigal için feda ederek Flash gibi hız gücüyle ona yardıma koşuyor.

7 ve 8'i Steam'de yayınlandığı gibi indirip bitirdim. Bu kadar iyi bir hikayeyle karşılaşmayı hiç beklemiyordum. Dövüş sekansları çok iyiydi. Belki evet olaylara çok müdahale etmiyoruz fakat buna ihtiyaç duymuyoruz. Çünkü izlediğimiz hikaye bizi tatmin ediyor. Ezeli düşmanımızla olan savaşın köklerine iniyor ve dostlarımızla büyük bir savaşa giriyoruz. Herkesin karşılaştırdığı Invincible'dan çok daha iyi bir yapım var karşımızda. Masa başı teknik destek kısımları gayet eğlenceliydi. Finale yakışır bir sekansla kahramanlara veda etmek hem beni tatmin etti. Hem de ikinci sezona dair net bir planları olmayışı beni biraz üzdü. Senaryo, seslendirme, oyun tasarımı derken sanırım bizi 3-4 senelik bir ara bekliyor. O arada umarız Wolf Among Us falan çıkar da bekleyiş biraz keyifli bir hal alır.

Sonuç olarak Dispatch oyunu uzun zamandır herkesin beklediği Telltale oyunu. Adhoc stüdyosu umarız bunun devamını getirir ve eskilerin yaptığı hatayı yapmaz. Oyunların bir sanat olduğunu ve hikaye anlatıcılığının bunun bir parçası olduğunu bize yeniden hatırlatan bu oyunla oyun oynama iştahım yeniden canlandı. 





01 Kasım 2025

EKİM 2025 İZLENCESİ

Caught Stealing: Aranofsky filmi. Austin Butler güzel oynamış. Suça bulaşan eski beyzbolcu. Güzel filmdi. Sevdim. Belki ileride çok konuşmayacağız ama keyif verici iyi fikirlere sahip bir işti.

Psycho Therapy: Güzel film. Brit'in soğan doğradığı sahne favorim. 

One Battle After Another: Thomas Pynchon'un Vineland kitabından ilham alan Paul Thomas Anderson filmi. Inherent Vice'dan sonra bu yönetmenin ikinci Thomas Pynchon uyarlaması. Didaktik bir absürtlükle başlayan film, devrim ve rejimin kıyasıya mücadelesini baba-kız ekseninde merkeze alıyor. Varoluşsal rastlantısallığıyla karakterleri edilgen bıraksa da iyi bir film. Dram, komedi, gerilim, alegori, hiciv ve sosyo-politik trajediyi bir araya getiren altıgen fay hattında ilerleyen bir dram. Film, kendi içinde tuhaf ve alışılmadık bir şekilde diyalektik; birleşmeyen veya birbirine bağlanmayan, ancak birbirini yansıtan ve gerilim yaratan birçok katmandan oluşuyor. Jonny Greenwood'un kurguya ritmini veren dokunuşları filmi sıkıcı noktalarda kesinlikle daha iyi bir hale getiriyor. Dicaprio'nun yersiz cesareti, kaybeden karması, aşınmış ahlakından kaynaklanan çaresiz kahramanlıklarını izlemek epey zevkli. Duyusal ve dramatik dokusunun olağanüstü zenginliğine rağmen, görkemli bir zirveye sahip değil. Anderson, bir profesörün öğrencilere "Terminatör 2" gibi bir film yapmak istiyorlarsa ayrılmaları gerektiğini söylemesi üzerine sinema okulunu bırakmış. Paul Thomas Anderson bu isyan hikayesini hala kendi içinde sürdürüyor gibi.

Tulsa King S3: Güzel gidiyor. 

Chair Company: İlginç bir işe benziyor. Karakterin takıntılı düşünme biçimi etrafında dönen bir senaryoya sahip. 

Chad Powers: Linç yediği kariyerini yeniden canlandırmak için kendine yeni bir kimlik uyduran futbolcu. Güzel dizi. Ben böyle işleri izlemeyi seviyorum. Kendine ikinci bir şans verilmesini beklemektense kendine bu şansı yaratan insanları izlemek keyifli oluyor. 

Only Murders in the Building: Son sezonu pek sarmadı. Yine de vazgeçemiyorum. Sonuna kadar izledim. Özellikle sezon finalini çok beğendim. Epey güldüğüm yer oldu. 

West End Girl: Lily Allen yeni albüm çıkardı. Lily Allen'ın ilk iki albümü benim için çok önemlidir. Bu sebeple tabi ki albüm çıkar çıkmaz kulaklığımı çıkardım ve dinlemeye başladım.

Dispatch: Uzun zamandır oynadığım en iyi oyunlardan biri oldu. Dileyenler YouTube üzerinden izleyebilir. Invincible izlerken kavgalarda kontrolün size geldiğini düşünün.

Star Wars Visions: 9. bölüm, Black, Ghibli'nin key animatörlerinden biri yönetmiş. Gerçeküstü mükemmel bir bölümdü.