28 Şubat 2026

ŞUBAT 2026 İZLENCESİ


Marty Supreme: Genç bir fanatiğin hırsını gerçeğe dönüştürme cesaretini abartılı, komik, hatta alaycı ve iyimser bir şekilde dramatize eden bir film. Pervasız ve iyicil bir finalle tamamlanma hissini seyirciye veriyor. Yorgunluğu ve başarıyı bağladığı "güzel şeyleri kaçırma" motifi hoş. 

1883
: Güzel bir western. Sonuyla yürekleri dağlıyor. Yeni bir hayat kurmak için evini terk edip yeni topraklara giden insanların yaşadığı zorlukları sert bir dille anlatıyor. Pek bilinmeyen güzel bir dizi.

From Dusk Till Dawn: Seyir zevki güzel, akıp giden bir film. Robert Rodriguez ve Tarantino işi. 

Moon 2009: Daha önce izlesem daha çok severdim. Mickey 17 ve Intersteller'a benzettiğim sahneler oldu. Akıl karıştırıcı bir yalnızlığın içinde geçen, tekinsiz bir uzay filmi.

Hamnet: Marriage Story filmine Shakespeare serpiştirilmiş gibiydi. İngiliz edebiyatının en zengin, entelektüel açıdan en çok yönlü eserlerinden birini kayıp yaşayan bir ailenin iyileşme aracı olarak görmek bir fikir fakat bu fikir Oscar alabilecek kadar derinleşmiyor.

Sentimental Value: Bir daha izledim, karakterlerinin iç dünyalarına ve taşıdıkları kuşaksal baskılara gösterdiği özen açısından oldukça edebi ve aynı zamanda sinematik ritimleri ve öykü anlatımı olarak kullandığı imgeler açısından da değerli. 

27 Şubat 2026

Nothing's About to Happen to Me


Mitski’nin sekizinci albümü Nothing's About to Happen to Me çıktı. Mitski'nin şöhretle olan ilişkisine paralel olarak, anonimlik ve dünyadan ayrılma arzusu yine şarkılarında tekrar eden bir motif olarak karşımıza çıkıyor. Albümden yayınladığı ilk şarkı “Where’s My Phone?” ile Townie benzeri şarkıların bizi karşılayacağını düşünmüştük ama öyle olmadı. Karşımızda gayet sakin ilerleyen bir albüm var.

Benim Adventure Time çizgi filmindeki Frances Frover şarkısıyla 2016’da tanıştığım Mitski’yi asıl dünyaya duyuran TikTok’ta viral olan şarkıları oldu. Indie müziğin üzgün kızlarını temsil eden bir figüre dönüşmesiyle kendine geniş bir kitle edinmesiyle büyük konserler vermeye başladı. Bu başarı Mitski’nin müziğini gayet iyi etkilemişe benziyor çünkü sekizinci albüm akılda kalıcı yeni şarkıları bize kazandırdı.

Albümdeki ilk şarkımız In A Lake. Verse kısmıyla direkt akılda kalıcı bir melodi sunan, tam bir Mitski parçası. Bu parçayı Where’s My Phone? Takip ediyor. Toplam 35 süren albümle yolculuğumuz gayet güzel başlıyor. Sonraki parçalar sakin ritimlerle ilerlese de Mitski yer yer güçlü vokal çıkışlarıyla sekizinci albümünde ne kadar ilerlediğini gösteriyor.

Benim favori parçalarım şöyle; Where’s My Phone?, In A Lake, Dead Women, Charon’s Obol.

Bağımsız müzik dünyasının gözdesi olup daha sonra pop müziğin favorisi haline gelen sanatçı, sekizinci albümünde viral şöhretin ve başarının ağırlığıyla yüzleşirken son derece alaycı bir üslup sergiliyor. Kendine özgü tarzıyla, açık bir kalple ve keyifli bir şekilde karamsar bir mizah anlayışıyla Mitski her zamanki gibi iyi.

21 Şubat 2026

Öykü - Doğu Timor Günlerim



Üniversiteden mezun olurken fırlattığım kep yüzünden Doğu Timor turizm gelirlerinin yüzde yirmisini düşürüp nesli tükenmekte olan göçmen kuşları çiftleştirmek zorunda kalıp, haritada bulamayacağım bir ülkenin milli takımına teknik direktörlük ve Portekiz’li korsanlara komedyenlik yapmak zorunda kalarak hayatımı nasıl kurtardığımı dinlemek ister misiniz?

Her şey üniversite mezuniyetimde başladı. Havaya fırlattığım kepin nesli tükenmekte olan göçmen bir kuşu (Cyanistes Caeruleus’u) yaralamasıyla gözaltına alındım. Özel bir veterinerde bakıma alınan göçmen kuşun tüm tedavi masraflarını ödediğimde her şeyin bittiğini sanıyordum fakat kız arkadaşımla gideceğimiz Norveç tatiliyle her şey değişti. Pasaport kontrolüne girer girmez tutuklandım. Uluslararası bir suçlu olduğum gerekçesiyle Berlin’e, ifade vermek için Amsterdam’a, oradan da direk uçuşla Doğu Timor’a götürülüp nezarete atıldım. Kimse işlediğim suçun ne olduğunu söylemiyor, Google’ın bile çeviremediği bir dili konuşan iki muhafız başıma toplanmış kuş resimleri çiziyordu. Çıkarıldığım nöbetçi mahkemede İngilizce bilen bir hakim bana vatana ihanetle suçlandığımı söyledi fakat vatana ihanet edebilmem için önce o ülkenin vatandaşı olmam gerekmez miydi? Doğu Timor’da gerekmiyormuş.

14 Şubat 2026

Stranger Things ve 5 Maymun Çetesi

Çocukluğumda izlediğim 5 Maymun Çetesi benim için çocukların kahraman olduğu özel bir diziydi. Her bölüm kötüler yenilir, klişe de olsa -ki o zamanlar çocuklar için hiçbir şey klişe değildi- güzel mutlu bir sona ulaşılırdı. 

Günümüzde Stranger Things izlerken de benzer hatta aynı duyguları hissediyorum.Çocukların arasına katılan yetenekli maymunumuzu Eleven'la kıyaslamıyorum tabii ki. Sadece içinde çocukların olduğu işlerin kıymetli olduğunu söylüyorum. E.T. ile başlayan bu çocuk serüvenleri benim için her zaman seyir zevki yüksek işler olmuştur. Çocukların kendine ait bir macera alanının olduğu işler daha çok yapılmalı. 

İster Eleven ister Çarli olsun, böyle hikayelere ihtiyaç var.




11 Şubat 2026

New Yorker ve Mısır Gevreği

Mısır gevreği yerken kaseye önce sütü mü koyarsın yoksa mısır gevreğini mi? Çocukluğumdan beri önce sütü koyardım. Çizgi filmlerde ve pek de bizimkine benzeyen Amerikan aile filmlerinde her zaman tersinin yapıldığını görsem de bana önce sütü koymak daha yerinde geliyor. 

Bu da bizi aşağıdaki karikatüre getiriyor.

"New Yorker at 100" belgeselinde Editör bey çok güldü bu karikatüre. Editör Bey kaseye önce sütü dolduran psikopattır demesin mi? Yıllardır mısır gevreğini psikopat gibi yediğimi fark ederek belgeseli izlemeye devam ettim. İşe bak be.