sevmediğim şeyler

Şikayet etmenin insanı rahatlattığı gerçeğini bir kenara bırakıp vakit kaybı olduğunu kabul etsek bile sevmediği şeylerin sayısı fazla olan insanların her zaman güçlü bir karakteri olduğunu düşünür, bunu kendi hayatımda uygular, her şeye bayıldığını söyleyen insanlardan özellikle uzak dururum. Karakterimizi sevdiğimiz şeylerden çok sevmediğimiz şeyler şekillendirir ve hepimizin nefret edip sevmemesi gereken şeyler vardır derken aslında kötücül olmanın hayatı kolaylaştırdığını her fırsatta söyler, sevmediğim şeylere tutunarak kendime tuhaflıklardan uzak fakat bir o kadar da tesadüflere açık bir hayat inşa etme gayretimi her zaman yanılan çizgi film karakterlerine benzetirim.

Hayatın akışı içinde ne kadar izole bir hayat yaşamaya çalışsak da sinirimizi bozan şeyler her yerdedir ve bunların sayısı hiç de az olmaz. Nezaketen söylenen sözlerden, duyarlı gözükmek için yapılan saçmalıklardan, arzuların gizlenmesinden, çıkarcı yüz ifadelerinin sonunda gelen rica cümlelerinden nefret etmekle birlikte bunları her dile getirişimde müthiş bir keyif alırım.

Şimdi sevmediğim şeylerden bir liste yapalım:

kötü şarkılara maruz kalmayı,

niteliksiz film eleştirilerini,

benden akıl alıp yine de bildiğini okuyanları,

haber kanallarını,

başkasının sözleriyle konuşanları,

sahtekarlığını sergilemekten çekinmeyenleri,

kendini alkışlara kaptıranları,

sevmiyorum.