dizi önerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi önerisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2024

Squid Game 2



Netflix orijinal içeriklerinin beni asla tatmin etmediği günlerde herkesin konuştuğu bir diziydi. Squid Game. Totale hitap eden formül bir iş gözüyle baktığım bu projenin ilk sezonunu iki gecede bitirince ne kadar yanıldığımı anladım. Hemen sonraki bölümü izleme duygusu uyandıran bölüm sonları, karakterlerin kolayca ölmesi ve çelişkide bırakan ahlaki sorularıyla Squid Game iyi yazılmış bir diziydi. İkinci sezonunu kısa bir sürede izlerken aklımda hep oyunların üstüne çıkabilecekler mi sorusu vardı. Çünkü bölüm sonlarındaki heyecan ilk sezonun çıtasını epey yükseltmişti. Spoiler kısmına geçersek Squid Game ilk sezonun altında kalan bir gerilime sahip. Bunu hazırlık sezonu olarak düşünebilirsiniz. 3. Sezona güzel tohumlar atılıyor ama ilk sezonki kadar doyurucu bir B hikayesi yok. Yeni karakterler etkileyici, yeni dinamikler başarıyla kurulmuş ama eski heyecan yok. İlk sezon bu olsaydı muhtemelen başyapıt derdim ama elimizde mükemmel bir ilk sezon var. Hayranları için güzel bir sezon ama 3. Sezon ile her şey sonuca bağlanacağından bu sezonun bıraktığı yarım kalmışlık hissi sizi birazcık rahatsız ediyor.

19 Ekim 2024

Fleabag ya da Phoebe Waller-Bridge’in bir şekilde ruhumuzu ele geçirme planı



İzleyip de "Fleabag bu kadar iyi bir dizi çünkü..." diye cümleye başlayıp bitiremeyenlerden misiniz? Endişelenmeyin, hepimiz o boşluğa düştük. Fleabag, sadece bir dizi değil; ruhsal krizlere komedi dokunuşuyla merhem olan, kahvenizi yere döktüren, sizi en karanlık köşenizden güldüren, sonra da "Neydi şimdi bu?" dedirten bir dizi.

1. Dördüncü Duvar Kırma: "Yok Artık!" Efekti

(Dördüncü duvar mı? Hayır, duvar falan yok, direkt içeri buyurun!)

Her normal dizide ne olur? Karakterler kendi dünyalarında yaşar, biz de izleriz. Fleabag’de ne olur? Fleabag birden kameraya bakar ve "Sen ne düşünüyorsun?" der gibi göz kırpar.  Phoebe Waller-Bridge’in bu küçük hamlesi, diziyi sadece izlediğimiz bir şeyden çok, yaşadığımız bir deneyime dönüştürüyor. Bir yandan arkadaşız, bir yandan terapi yapıyor gibi hissediyoruz.

16 Eylül 2024

Regular Show ve Gibi Aynı Evrende Mi Geçiyor?



Gibi ve Regular Show: İki dizi, iki farklı gezegen, ama aynı absürt galaksiye ait!

Öncelikle, her iki dizinin de ana karakterleri, aslında günlük yaşamın sıradanlıklarını alt üst etme konusunda gerçek bir yeteneğe sahip. 

Eğer hayatınızda yeterince absürtlük yoksa, size iyi bir haberim var: Regular Show tam da bu açığı kapatacak! İki yakın arkadaş, Mordecai (evet, mavi bir alakarga) ve Rigby (kendisi çok cool bir rakun), her gün "normal" işler yapmaya çalışırken evrenin en uçuk olaylarının başlarına gelmesiyle sonuçlanan bir macera dizisi. "Normal" derken, parkta iş yapmak... ya da belki sadece evreni yok etmeye çalışan bir video oyununu durdurmaya çalışmak gibi küçük şeylerden bahsediyoruz.

Ama buradaki esas mesele şu: Bu ikili, işi asla düzgün yapamıyorlar. (Tabii ki her zaman Rigby'nin tembelliği yüzünden.) Mordecai, olaylara biraz mantık katmaya çalışırken Rigby’nin "Sadece biraz daha uyusak?" yaklaşımı durumu pek de toparlamıyor. Sonuç mu? Tam bir kaos! Parkın sinirli yöneticisi Benson’un gözyaşları ve Pops’un mutlu kahkahaları arasında kaybolan bir dünya...

Dostluk, absürtlük ve bolca "Bu neydi şimdi?" sorusuyla dolu bir dizi arıyorsanız, Regular Show tam size göre! Evet, belki dünyayı kurtaramıyorlar ama en azından her bölümde işleri daha da batırmayı başarıyorlar. (Sonuçta, izlemek daha eğlenceli değil mi?)

Her iki dizi de, sıradan işlerin bir anda kozmik bir felakete dönüşmesini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Gibi'de Yılmaz ve İlkkan’ın düzelteceğim derken durumu daha da batırması, Regular Show'da ise Mordecai ve Rigby’nin işleri batırma sanatında ustalaşmaları arasında büyük bir benzerlik var.

Gibi dizisi benim için Regular Show tadı veren çok özel bir iş. Bunu seven bunu da sever diyerek iki diziden birini sevenlerin mutlaka diğerini de izlemesi gerektiğini düşünüyorum.