Kitaplıklar her yazarın sesini oluşturduğu yol haritalarıdır. Raflarda, sayfalarda, tümcelerde bizim düşlerimize eşlik edecek oyunlar vardır. Bana sesimi bulmamda yol gösteren, mutluluk veren, “İşte benim kurmak istediğim tümceler bunlar,” dedirten ( ve kesinlikle kıskandıran) kitaplardan on tanesi şunlardır.
Hayattaki küçük oyunları fark edebilmek, espri anlayışı dedikleri şeyi bulabilmek, virgülsüz noktasız tümceler içinde aynı sözcüklerin altını çizmiş biri olabileceği inancına tutunabilmek için Tutunamayanlar.
Kaldırımlarda onun da olabileceği düşüncesiyle kalabalığa karışmak, karıncaların bilmeden sevdiğini kendime anımsatmak için Aylak Adam.
Düş ve gerçeğin kol kola yürüdüğü öykülere “Hişt,” diye seslenmek için Alemdağda Var Bir Yılan.
Dikkatli bir okuyucu olduğumu ve tek tesellinin yazı olduğunu göstermek için Kara Kitap.
“Ben buradayım,” diyebilmek için
Korkuyu Beklerken.
O iyi insanların nereye gittiğini düşünmek için Demirciler Çarşısı Cinayeti.
Okuma yazma işleriyle alakam olduğu, mizahın en çok da en ciddi kurumlarda bulunduğunu bana gösterdiği için Saatleri Ayarlama Enstitüsü.
Seninle şöyle bir oturup konuşamadık dememek için Kürk Mantolu Madonna.
Herkesin bir Jane Gallagher’ı olduğu için Çavdar Tarlasında Çocuklar.
Kanımız sızarak bitmez tükenmez bir yolda yürüdüğümüz için Yaban.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder