Mozart’ın kariyeri; sanat tüketicisinin genişlediği, sanatın piyasa mekanizmalarına dâhil olduğu karmaşık bir dönemde başlar. Sanatın yaygınlaşması sürecinde sanatçı eserini seçkinlerin dışında geniş kalabalıklara sunmak zorunda kalır. Bu durum, sanatçının estetik yönü güçlü “müzik eserler”inden ziyade herkes tarafından kolayca tüketilebilecek “müzikal ürünler” vermesiyle sonuçlanır. Babasının Mozart’a önerisi; müziğin üretim-tüketim ilişkisinde tüketimin başat hâle geldiğini göstermek bakımından çarpıcıdır: “Sana önerim, çalışmalarında yalnızca müzikten anlayanları değil, anlamayanları da düşünmen. Bildiğin gibi müzikten anlayan 10 kişi varsa anlamayanların sayısı 100’dür.”
İşte bu sebeple grubumuzun adı Punk Mozart’tır.
Gerçeği söylemek gerekirse bir gün kulaklıkla müzik
dinlerken gruba artık bir ad vermenin zamanının çoktan geçtiği aklıma geldi ve
aldığım klasik müzik eğitimiyle birlikte zıtlık oluşturacak bir ad arayışına
girdim. Punk Mozart diye atıverdim. İşte bu kadar…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder