![]() |
| 1 Tam 1 Depresyon Bileti |
Her şeyin postmoderni makbuldür diye bir laf vardır. Ya da bunu ben uydurmuş olabilirim, bilmiyorum. Derrida anlamın sabit ve nihai bir yapıya sahip olmadığını, her okumanın yeni bir yorum yarattığını savunur. Peki klasikleri hiç okumadan klasikleşmiş olguları yeniden yorumlamak mümkün müdür? Bilgi çağında bilgiye sahip olmadan onu uydurarak başarı kazanabileceğimizin kanıtları etrafımızı sarmışken her şey hiç olmadığı kadar postmodern diyebilir miyiz? Çok soru sorduk. Biraz da yanıtlara bakalım. Bauman postmodern etik anlayışının mutlak doğruların yıkılmasıyla bireyin sürekli ahlaki belirsizlik içinde kalmasına neden olduğunu belirtir.
Bizi deli eden belirsizlikten kurtulmak için ne yapabiliriz? Sosyal medya hesapları ya da romantik tanışma uygulamaları bizi bu muğlak durumdan kurtarabilir mi? "Dijital çağda birey, sürekli görünür olma zorunluluğuyla karşı karşıya kalır ve bu durum anksiyete yaratır." diyen Byung-Chul Han’ın üzerinden biraz düşünelim. Görünürlükle bir derdim yok ama ne gördüğüm beni fazlasıyla ilgilendiriyor. Hiç olmadığı kadar kaynağa sahipken neden bir şeyin en iyisi olmak yerine mertebenin getireceği vaatlere odaklanıyoruz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder