03 Ağustos 2024

Hacks, Son Yılların En İyi Komedisi! (Biraz da Drama)


Ah, Hacks... İzlemeyen varsa bir şeye geç kaldığınızı söylemek istemem ama evet, tam olarak böyle hissediyor olmalısınız. Bu dizi, stand-up komedi dünyasının karanlık ve sulu yerlerinde dolaşırken, adeta Vegas’ın parlak ama kumlu sokaklarında yalın ayak koşmaya çalışmak gibi. Kahkaha atarken bir yandan da neden bir komedyenin yaşamını seçmediğinizi size bir kere daha hatırlatıyor. Şükürler olsun ki bunu sizin için Jean Smart yapıyor ve altın madalya hak eden performansıyla ekranları şenlendiriyor.

İlk bakışta "Aa, stand-up komedisi üzerine dizi mi? Kim bilir kaçıncı sefer yapılıyordur bu!" diyebilirsiniz. Ancak, Hacks size tekme tokat giriyor. Hem duygusal hem de komik bir dayağı aynı anda yiyor gibisiniz. Jean Smart, yani Deborah Vance, Las Vegas'ta bir komedi ikonunu canlandırıyor. Kendisi, devasa sahnelerde stand-up yapmanın Sinatra’yla barda rakı içmek kadar prestijli olduğu zamanlardan gelmiş. Ancak şu an? Tam bir "Z kuşağı gelmeden önce her şey daha iyiydi" modunda. Fakat sanırım hepimiz Deborah gibi "Z kuşağını anlamaya çalışırken kafayı yemeye yaklaşmış" hissediyoruz, değil mi?

Hacks, esas olayı bir dinozor ve modern çağın ürünü olan bir kuşun (tamam, metaforik bir kuş) çarpışması gibi. Deborah, eski okul komedi anlayışının kraliçesi. Ava ise Twitter’da yaptığı aptal bir şakadan dolayı cancel’lanmış genç bir yazar. Ava Daniels karakterini canlandıran Hannah, stand-up dünyasından gelen taptaze bir yüz. Z kuşağının tipik temsilcilerinden biri olarak dizide parlıyor. Dünyaya bakışı, eski kuşakların bakış açısından epey farklı. Kendisi politik olarak son derece doğru bir birey, hatta bazen bu doğruluk onun başına dert açacak kadar katı.

Şimdi, Deborah ve Ava arasındaki dinamiği anlatmadan geçmek, stand-up şovu izleyip komedyenin mikrofonunu kapalı bırakmak gibi olur. Deborah, sahnede olduğu gibi hayatta da tam bir vahşi. Ava ise karşımıza "O eski büyük yeteneklerin devrini kapatma zamanı geldi!" diye kükreyen bir sesle çıkıyor. Ancak, bu iki kadının birbirine bağımlı olduğu noktayı görmek tam da diziyi övme sebebimiz. Aslında bu, stand-up komedisinin gerçeğini yüzümüze çarpıyor: Komedi trajedinin bir yansımasıdır, ve bu iki kadın kendi trajik yollarında birbirlerinden güç alıyorlar.

Tabii, dizinin içinden çıkan dersler de var. Mesela, “Bir komedyenin hayatı sanıldığı kadar parlak değilmiş” cümlesini özetleyen her sahne. Deborah’ın asistanı olmak mı? Tebrikler, adeta sahte güllerin kokusuyla sabah uyanan biri olacaksınız. Peki ya Ava? O tam bir "Eski kuşakların bir şey bilmediği" yanılsaması içinde sürüklenirken, bir yandan Deborah’ın devasa boyuttaki egosu tarafından yutulmamak için yüzme öğreniyor.

Bunları bir kenara bırakıp gerçek konuşalım: Hacks gerçekten inanılmaz zekice yazılmış bir dizi.




HBO yapımı Hacks son zamanlarda izlediğim en iyi dizilerden biri. 

Attığı bir tweet yüzünden işsiz kalan Ava'nın, efsaneleşmiş bir komedyen olan Deborah'nın stand-up gösterisi için yazarlık yapmak zorunda kalmasını izliyoruz. Aralarındaki gerilim hiç bitmiyor. Politik doğruculuğa düşman Deborah ve eşitlikçi vegan kızımız Ava'nın diyalogları diziyi epey keyifli hale getiriyor.

Kimler sever? : Bojack Horseman, Ted Lasso, Barry sevenler bu diziye bayılacak.

30 Temmuz 2024

Temmuz 2024 İzlencesi

 


*Askerdeydim. Çok film ve dizi izleyemedim. Tüm vaktimi Hacks izlemeye ve senaryo yazmaya ayırıyorum.

Hacks: Mizahta aşılmaması gereken hiçbir çizgi olmadığını yine mizahi bir dille anlatarak izleyiciye komedinin ne kadar ciddi bir iş olduğunu çok iyi anlatan bir pilot bölümün ardından bağımlısı olduğum bir dizi.

Neden böyle filmler yapılmıyor?



Ticari sinema bugünlerde yetişkinlikten korkuyor. Belirli bir bütçe düzeyinin üzerindeki her şey; yapım süreci boyunca ekranda olup bitenlerin, küçük çocuklu bir ailede veya daha büyük bir ebeveyn ile onlarla birlikte yaşayan yetişkin çocuk arasında hafif bir rahatsızlığa neden olma potansiyeline sahip olup olmayacağı konusunda tekrar tekrar endişelenerek kendini kısırlaştırıyor. Yakın bir zamanda ticari sinema bu tutumundan vazgeçmeyeceğinin sinyallerini yeniden verdiğinden iyi bir film izleme şansımız yine azalmış gibi görünüyor.

25 Haziran 2024

Haziran 2024 İzlencesi




Furiosa:
şaşırtıcı olmayı başaran büyüleyici bir hikaye yaratmış. Anya Taylor-Joy için izlemiş olsam da aksiyon dilindeki dokunun yeniden konuşulacağını düşünüyorum. Ayrıksı hikaye anlatımı ve Anya’nın ayrık gözlerini sevdiğim için 9/10 veriyorum. (Bir puanı ilk bir saat Anya oynamadığı için kırdım.) 

15 Haziran 2024

Arkadaşınızın Önerdiği Ama Sizin İzlemediğiniz 17 Film

"Bu filmi mutlaka izlemelisin, hayatını değiştirecek!" diyen arkadaş. Ve hepimizin yaptığı şey de aynıdır: O filmi asla izlememek. 😅 Haftalar, aylar, hatta yıllar geçer ve o film izlenmesi gerekenler listesinde tozlanmaya devam eder. Sen her ne kadar “Kesin izlicem!” desen de, Netflix'in bir sonraki dizisi ya da sonsuz TikTok kaydırması galip gelir.
Hepimiz bir arkadaşımızdan harika bir film önerisi almışızdır, hatta çoğu zaman bu önerilerle dolup taşarız. “Bu filmi mutlaka izlemelisin!” cümlesi neredeyse her buluşmada karşımıza çıkar. Ama ne yazık ki, o önerilen filmlerin birçoğu izleme listemizin tozlu köşelerinde beklemeye devam eder. Günlük hayatın koşuşturmacası, dizi maratonları ya da sonsuz ertelemeler derken o filmler bir türlü izlenemez. Bu yazıda, arkadaşlarınızın önerip de bir türlü izlemeye vakit bulamadığınız 17 filmi bir araya getirdik. 

Bu listeyi gördükten sonra belki de o filmlerden en az birini gerçekten izlemeye karar verirsiniz. (Söz yok ama niyet önemli, değil mi?)





The Big Leobowski

Halısı çalınan bir adam. Coen Kardeşler'den kusursuz bir başyapıt. Dünyanın en iyi filmlerinden biri.

Arizona Dream



“Bir bisiklet ve bir elma arasındaki farkı sana bir başkası söyledikten sonra yaşamanın ne anlamı var ki? Eğer bir bisikleti ısırıp, bir elmayı sürmeye kalkarsam, işte o zaman farkı anlarım.”

Annesine benzemekten korkan bir kadın, dayısı olmaktan korkan bir adam ve beyaz perdedekiler gibi olmaya çalışan bir Cadillac satıcısı. Arizona Dream Amerikan rüyasını bize tüm gerçekleriyle sunuyor. Buna Arizona rüyası da diyebiliriz. Kusturica Amerika’da kendi dünyasını Amerikan ayrıntılarıyla inşa ediyor.

EVDE İZLENMESİ GEREKEN EXTENDED FİLMLER



01 Haziran 2024

Mayıs 2024 İzlencesi


Ghostbusters Frozen Empire: Önceki film çok iyiydi. Onun gerisinde kalmamak için verdiği bir çaba ya da buluş yok. Seriye kattığı drone aletleri ilgimi çekse de bunlar hikaye içine yedirilmemiş. Ayrıca film çok geç açılıyor. Nostalji hissi önceki gibi verilemedi. Seriye hayranım fakat izlerken keyif alamadım. Son 10 dakikada her şeyi tahmin edilebilir çözümlerle kapatmak seriye yakışmadı.

Seven Faces of Jane: Gillian Jacobs oynuyor diye izledim.

Let it Be: Restorasyondan geçmiş Beatles filmi. İçinde Beatles olan her şey güzeldir.

Challengers: Tehlikeli derecede dengesiz ama çekici bir niteliği var. Karmaşık yapısına rağmen, "Ben bir sanat filmiyim ve sizi insan kalbinin ve zihninin gizli girintilerine götüreceğim ve az önce gördüklerinizin karmaşıklıkları üzerine düşünmeniz için orada bırakacağım" diyen hiçbir şey yok.

The Fall: Çok sevemedim. Bir olmamışlık var.

The Fall Guy: Sevmedim.

The Beach Boys: Güzel belgesel.

I Used to Go There: Yine Gillian Jacobs izliyor diye izledim ama bu defa denk geldi. Sevmedim. Klişelerin etrafında dolanmış.

Outer Range: Josh Brolin oynuyor diye izledim. Taşrada Lost benzetmesi yapanlar olmuştu ama umduğumu bulamadım.

Life Partners: Yine Gillian Jacobs oyunuyor diye izledim. İlişkiler, dostluklar vs. Sinema kanallarında rastlayacağımız türde filmlerden. Sevmedim. 

11 Mayıs 2024

Nisan 2024 İzlencesi



Shogun: Şaşırttı ama bir düşüş var. Toparlayamaz muhtemelen. 

Steve 2024: Steve Martin hakkında iki bölümlük bir belgesel. Çok keyif aldım. Benzer yanlar buldum. Sürekli kendini değiştirmesi ve işe yarama hissini kaybetmemesi şaşırtıcı.

Dune 2: Yine sevemedim. 

Dune 1984: David Lynch yazıp yönetmiş. İyi yerleri günümüze taşınmış. Dönemi için havada kalan yerleri var. Sinema havası taşıması atmosferi yaratmasını kolaylaştırmış, yönetmenlikte aksayan yerler var.

Fallout: İlk bölüm güzeldi. Üçüncü bölümden sonra tesadüfler zincirine dönüştü. 

Awakenings: 1990 filmi, Robin Williams ve Robert De Niro, sevdim. Böyle filmler artık yapılmıyor.

Immaculate: Sydney oynuyor diye izledim. Sevmedim.

Ripley: Beğendim.

One Day: Dizisi olmamış. Filmi duygulandırmıştı. 

Baby Reinner: Misery'nin bir değişi gibi olmuş. Sevemedim.

02 Nisan 2024

Mart 2024 İzlencesi


Poor Things: Emma Stone hayranlığımı herkes bilir. Filme bayıldım. Oscar alacak diyordum. Aldı. Easy A'den beri gelişimini izleyebilmek güzeldi. Müthiş bir kariyer. Fellinesk, Terry Gilliam atmosferinde akıllıca diyaloglar ve güzel bir kurgu. Yönetmenin en iyi filmi.

Gibi 5x1: En çok güldüğüm bölümlerden biri oldu. Olay akışını epey sevdim. Boşluksuz bir bölümdü.

Invincible 2x5: Her bölüm daha da sertleşiyor umarım finali iyi olur.

Gibi 5x2: Bayıldım. 

Madame Web: Eskiden bu kadar kötü filmler çektiğiniz an meslek hayatınız kayardı. İnsanların filme gülmek için gittiği videolar Tiktokta dolanıyor. Çok kötü.

Drive-Away Dolls: Ethan Coen  filmi. Tüm Coen filmleri gibi çok iyi diyaloglara sahip. B film tadında fakat sinematografisi daha iyi tabii ki. İlginç bir film. Coensevenlerin kaçırmaması gerekiyor.

Shogun: Güzel gidiyor. Müthiş şeyler olmuyor. Game of Thrones ile karşılaştıranlar var fakat ben katılmıyorum. 

Argylle: Dua Lipa 10 dakika oynuyor diye izledim. Plot Twist yapalım derken göz çıkarmaca. Sevmedim.

Invincible 2x6: Her bölüm şaşıracak bir şey yapmayı başarıyorlar.

03 Mart 2024

Şubat 2024 İzlencesi


All of us Strangers: Beğenmedim.

American Fiction: Yazar sorunları filmi. Her zaman malzeme çıkar.

Anyone But You: Türün iyilerinden değil. Aşırılık var. Ne romantik ne komedi.

Priscilla: Beğenmedim.

Avatar The Last Airbender: Yıllardır izliyorum. Hiçbir şey çizgi filminin ötesine geçemeyecek fakat filmden iyiydi. Oyuncu seçimi olmamış. Yönetmenlik çok kötü. Yine de yeni sezon gelirse izlerim.

Reacher: iyiydi.

Mr Mrs Smith Dizi: Pek ısınamadım.

Blacklist: Yer yer düştü.