24 Eylül 2024

Daybreak – Kimsenin İzlemediği Zombi Dizisi (Ama Biz İzledik, Gerçekten!)


Daybreak: Zombili bir Netflix dizisiydi. Kimse izlemeyince ikinci sezonu gelmedi. Ah, Daybreak. O post-apokaliptik, gençlerin zombi kıyametiyle boğuştuğu Netflix dizisi. Büyük umutlarla başladı ama (ne hikmetse) kimsenin radarına girmedi. Peki, neden kimse izlemedi? (Bir dakika, kimse izlemedi mi? Belki birkaç kişi izledi… Annem bile izledi ama izlerken uyudu, sayılır mı?) Dizi, zombilerle dolu bir dünyada hayatta kalan bir grup genç etrafında dönüyor. Evet, kulağa bayağı tanıdık geliyor, değil mi? (Zombilerle dünyayı kurtaran gençler? Orijinal! Daha önce nerede gördük acaba... The Walking Dead... Resident Evil... World War Z... ama hey, en azından gençler birbirleriyle takılırken eski sevgililerini stalk'lamıyorlar.) İşte büyük soru: Dizi neden sadece tek sezon sürdü? Birçok insanın haberi bile olmadı! (Belki Netflix yanlışlıkla Daybreak yerine Daydream diye arama yaptınız sanıp algoritmayı sabote etti, kim bilir?) Sonuçta, zombi dizisi ne kadar özgün olabilir? (Spoiler: Olamaz. Ama yine de keyifli bir şekilde o kadar klişenin arasından sıyrılmayı denedi.) 
'İzledim, Pişman mıyım? (Asla! Ama Çok Da Övmedim)'
Eğer kıyamet sonrası dünyada lise aşkı, zombiler, ve saçma sapan mizahı seviyorsanız, kesinlikle Daybreak izleyin! (Gerçi hala izlemediyseniz muhtemelen bir daha izlemeyeceksiniz çünkü herkes Stranger Things’i bekliyordu.) Ama bir şans verin derim, zombi bile olsanız hafiften tebessüm ettirir.

“No Tomorrow – Hiç Kimsenin İzlemediği Kıyamet Romantiği (Ama Biz İzledik, Harbiden!)”

Ah, No Tomorrow. Bir asteroidin dünyayı yok edeceği fikrini işleyip bunu bir romantik komediye dönüştüren dizi (evet, kıyametin romantik kısmını). Ama işin komiği, kimse diziyi izlemedi! (Hani böyle, son gününüzde yapılacak 100 şey listesi yaparsınız ama dizi izlemek asla akla gelmez ya, işte tam o.) Peki neden kimse izlemedi? (Şimdiye kadar ismini bile duymamış olabilirsin. Olsun, haydi beraber gülelim.)

1. 'Asteroidden Önce Aşk Var!' (Kıyamet Ama Kalpler Çiçek Açıyor)
Dizi, baş karakterimiz Evie’nin, dünyaya 8 ay sonra çarpacak bir asteroidin farkına varması ve bu gerçeği hiç ciddiye almayan Xavier ile tanışmasıyla başlıyor. (Düşünün, biri size gelip, “Dünya 8 ay içinde yok olacak, hadi her şeyi boş verip eğlenelim” dese… İlk tepkiniz “Numaranı alayım mı?” olur muhtemelen. Evie, tam olarak bunu yapıyor.)

16 Eylül 2024

Regular Show ve Gibi Aynı Evrende Mi Geçiyor?



Gibi ve Regular Show: İki dizi, iki farklı gezegen, ama aynı absürt galaksiye ait!

Öncelikle, her iki dizinin de ana karakterleri, aslında günlük yaşamın sıradanlıklarını alt üst etme konusunda gerçek bir yeteneğe sahip. 

Eğer hayatınızda yeterince absürtlük yoksa, size iyi bir haberim var: Regular Show tam da bu açığı kapatacak! İki yakın arkadaş, Mordecai (evet, mavi bir alakarga) ve Rigby (kendisi çok cool bir rakun), her gün "normal" işler yapmaya çalışırken evrenin en uçuk olaylarının başlarına gelmesiyle sonuçlanan bir macera dizisi. "Normal" derken, parkta iş yapmak... ya da belki sadece evreni yok etmeye çalışan bir video oyununu durdurmaya çalışmak gibi küçük şeylerden bahsediyoruz.

Ama buradaki esas mesele şu: Bu ikili, işi asla düzgün yapamıyorlar. (Tabii ki her zaman Rigby'nin tembelliği yüzünden.) Mordecai, olaylara biraz mantık katmaya çalışırken Rigby’nin "Sadece biraz daha uyusak?" yaklaşımı durumu pek de toparlamıyor. Sonuç mu? Tam bir kaos! Parkın sinirli yöneticisi Benson’un gözyaşları ve Pops’un mutlu kahkahaları arasında kaybolan bir dünya...

Dostluk, absürtlük ve bolca "Bu neydi şimdi?" sorusuyla dolu bir dizi arıyorsanız, Regular Show tam size göre! Evet, belki dünyayı kurtaramıyorlar ama en azından her bölümde işleri daha da batırmayı başarıyorlar. (Sonuçta, izlemek daha eğlenceli değil mi?)

Her iki dizi de, sıradan işlerin bir anda kozmik bir felakete dönüşmesini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Gibi'de Yılmaz ve İlkkan’ın düzelteceğim derken durumu daha da batırması, Regular Show'da ise Mordecai ve Rigby’nin işleri batırma sanatında ustalaşmaları arasında büyük bir benzerlik var.

Gibi dizisi benim için Regular Show tadı veren çok özel bir iş. Bunu seven bunu da sever diyerek iki diziden birini sevenlerin mutlaka diğerini de izlemesi gerektiğini düşünüyorum.



03 Eylül 2024

Community

 "Community" dizisi, televizyon dünyasında alışılmışın dışında bir yapım olarak öne çıkıyor ve izleyicilere benzersiz bir deneyim sunuyor. Dan Harmon'ın yarattığı bu dizi, Greendale Community College'da bir araya gelen birbirinden farklı karakterlerin hikayesini anlatırken mizah, drama ve sosyal eleştiri öğelerini ustalıkla harmanlıyor.


02 Eylül 2024

Ağustos 2024 İzlencesi




Maxxxine: Mia Goth'un ilginç bir aurası var, onu her zamanki gibi kullanarak kendi bildiğini yapmış. Hollywood sokakları, katiller, cemiyetler, kurbanlar, çocukluğa bağlanan tanıdık sahneler.

03 Ağustos 2024

Hacks, Son Yılların En İyi Komedisi! (Biraz da Drama)


Ah, Hacks... İzlemeyen varsa bir şeye geç kaldığınızı söylemek istemem ama evet, tam olarak böyle hissediyor olmalısınız. Bu dizi, stand-up komedi dünyasının karanlık ve sulu yerlerinde dolaşırken, adeta Vegas’ın parlak ama kumlu sokaklarında yalın ayak koşmaya çalışmak gibi. Kahkaha atarken bir yandan da neden bir komedyenin yaşamını seçmediğinizi size bir kere daha hatırlatıyor. Şükürler olsun ki bunu sizin için Jean Smart yapıyor ve altın madalya hak eden performansıyla ekranları şenlendiriyor.

İlk bakışta "Aa, stand-up komedisi üzerine dizi mi? Kim bilir kaçıncı sefer yapılıyordur bu!" diyebilirsiniz. Ancak, Hacks size tekme tokat giriyor. Hem duygusal hem de komik bir dayağı aynı anda yiyor gibisiniz. Jean Smart, yani Deborah Vance, Las Vegas'ta bir komedi ikonunu canlandırıyor. Kendisi, devasa sahnelerde stand-up yapmanın Sinatra’yla barda rakı içmek kadar prestijli olduğu zamanlardan gelmiş. Ancak şu an? Tam bir "Z kuşağı gelmeden önce her şey daha iyiydi" modunda. Fakat sanırım hepimiz Deborah gibi "Z kuşağını anlamaya çalışırken kafayı yemeye yaklaşmış" hissediyoruz, değil mi?

Hacks, esas olayı bir dinozor ve modern çağın ürünü olan bir kuşun (tamam, metaforik bir kuş) çarpışması gibi. Deborah, eski okul komedi anlayışının kraliçesi. Ava ise Twitter’da yaptığı aptal bir şakadan dolayı cancel’lanmış genç bir yazar. Ava Daniels karakterini canlandıran Hannah, stand-up dünyasından gelen taptaze bir yüz. Z kuşağının tipik temsilcilerinden biri olarak dizide parlıyor. Dünyaya bakışı, eski kuşakların bakış açısından epey farklı. Kendisi politik olarak son derece doğru bir birey, hatta bazen bu doğruluk onun başına dert açacak kadar katı.

Şimdi, Deborah ve Ava arasındaki dinamiği anlatmadan geçmek, stand-up şovu izleyip komedyenin mikrofonunu kapalı bırakmak gibi olur. Deborah, sahnede olduğu gibi hayatta da tam bir vahşi. Ava ise karşımıza "O eski büyük yeteneklerin devrini kapatma zamanı geldi!" diye kükreyen bir sesle çıkıyor. Ancak, bu iki kadının birbirine bağımlı olduğu noktayı görmek tam da diziyi övme sebebimiz. Aslında bu, stand-up komedisinin gerçeğini yüzümüze çarpıyor: Komedi trajedinin bir yansımasıdır, ve bu iki kadın kendi trajik yollarında birbirlerinden güç alıyorlar.

Tabii, dizinin içinden çıkan dersler de var. Mesela, “Bir komedyenin hayatı sanıldığı kadar parlak değilmiş” cümlesini özetleyen her sahne. Deborah’ın asistanı olmak mı? Tebrikler, adeta sahte güllerin kokusuyla sabah uyanan biri olacaksınız. Peki ya Ava? O tam bir "Eski kuşakların bir şey bilmediği" yanılsaması içinde sürüklenirken, bir yandan Deborah’ın devasa boyuttaki egosu tarafından yutulmamak için yüzme öğreniyor.

Bunları bir kenara bırakıp gerçek konuşalım: Hacks gerçekten inanılmaz zekice yazılmış bir dizi.




HBO yapımı Hacks son zamanlarda izlediğim en iyi dizilerden biri. 

Attığı bir tweet yüzünden işsiz kalan Ava'nın, efsaneleşmiş bir komedyen olan Deborah'nın stand-up gösterisi için yazarlık yapmak zorunda kalmasını izliyoruz. Aralarındaki gerilim hiç bitmiyor. Politik doğruculuğa düşman Deborah ve eşitlikçi vegan kızımız Ava'nın diyalogları diziyi epey keyifli hale getiriyor.

Kimler sever? : Bojack Horseman, Ted Lasso, Barry sevenler bu diziye bayılacak.

30 Temmuz 2024

Temmuz 2024 İzlencesi

 


*Askerdeydim. Çok film ve dizi izleyemedim. Tüm vaktimi Hacks izlemeye ve senaryo yazmaya ayırıyorum.

Hacks: Mizahta aşılmaması gereken hiçbir çizgi olmadığını yine mizahi bir dille anlatarak izleyiciye komedinin ne kadar ciddi bir iş olduğunu çok iyi anlatan bir pilot bölümün ardından bağımlısı olduğum bir dizi.

Neden böyle filmler yapılmıyor?



Ticari sinema bugünlerde yetişkinlikten korkuyor. Belirli bir bütçe düzeyinin üzerindeki her şey; yapım süreci boyunca ekranda olup bitenlerin, küçük çocuklu bir ailede veya daha büyük bir ebeveyn ile onlarla birlikte yaşayan yetişkin çocuk arasında hafif bir rahatsızlığa neden olma potansiyeline sahip olup olmayacağı konusunda tekrar tekrar endişelenerek kendini kısırlaştırıyor. Yakın bir zamanda ticari sinema bu tutumundan vazgeçmeyeceğinin sinyallerini yeniden verdiğinden iyi bir film izleme şansımız yine azalmış gibi görünüyor.

25 Haziran 2024

Haziran 2024 İzlencesi




Furiosa:
şaşırtıcı olmayı başaran büyüleyici bir hikaye yaratmış. Anya Taylor-Joy için izlemiş olsam da aksiyon dilindeki dokunun yeniden konuşulacağını düşünüyorum. Ayrıksı hikaye anlatımı ve Anya’nın ayrık gözlerini sevdiğim için 9/10 veriyorum. (Bir puanı ilk bir saat Anya oynamadığı için kırdım.) 

15 Haziran 2024

Arkadaşınızın Önerdiği Ama Sizin İzlemediğiniz 17 Film

"Bu filmi mutlaka izlemelisin, hayatını değiştirecek!" diyen arkadaş. Ve hepimizin yaptığı şey de aynıdır: O filmi asla izlememek. 😅 Haftalar, aylar, hatta yıllar geçer ve o film izlenmesi gerekenler listesinde tozlanmaya devam eder. Sen her ne kadar “Kesin izlicem!” desen de, Netflix'in bir sonraki dizisi ya da sonsuz TikTok kaydırması galip gelir.
Hepimiz bir arkadaşımızdan harika bir film önerisi almışızdır, hatta çoğu zaman bu önerilerle dolup taşarız. “Bu filmi mutlaka izlemelisin!” cümlesi neredeyse her buluşmada karşımıza çıkar. Ama ne yazık ki, o önerilen filmlerin birçoğu izleme listemizin tozlu köşelerinde beklemeye devam eder. Günlük hayatın koşuşturmacası, dizi maratonları ya da sonsuz ertelemeler derken o filmler bir türlü izlenemez. Bu yazıda, arkadaşlarınızın önerip de bir türlü izlemeye vakit bulamadığınız 17 filmi bir araya getirdik. 

Bu listeyi gördükten sonra belki de o filmlerden en az birini gerçekten izlemeye karar verirsiniz. (Söz yok ama niyet önemli, değil mi?)





The Big Leobowski

Halısı çalınan bir adam. Coen Kardeşler'den kusursuz bir başyapıt. Dünyanın en iyi filmlerinden biri.

Arizona Dream



“Bir bisiklet ve bir elma arasındaki farkı sana bir başkası söyledikten sonra yaşamanın ne anlamı var ki? Eğer bir bisikleti ısırıp, bir elmayı sürmeye kalkarsam, işte o zaman farkı anlarım.”

Annesine benzemekten korkan bir kadın, dayısı olmaktan korkan bir adam ve beyaz perdedekiler gibi olmaya çalışan bir Cadillac satıcısı. Arizona Dream Amerikan rüyasını bize tüm gerçekleriyle sunuyor. Buna Arizona rüyası da diyebiliriz. Kusturica Amerika’da kendi dünyasını Amerikan ayrıntılarıyla inşa ediyor.