20 Mayıs 2021

The Tick - Bojack Horseman

 




İki dizide de şöyle bir ayrıntı dikkatimi çekti. Animasyonda devamlılık önemli Aya yazılan yarım bir yazı ve eksik bir harfin sezon boyu sürmesi gibi ayrıntılar hoşuma gidiyor. Dünyanın yaşadığını bana hatırlatıyor. Bojack Horseman'de D harfi düşüyor. The Tick'teyse kendi adını Ayın yüzeyine yazmaya çalışan kötü adam son anda durdurulunca dizi boyunca Ay bu haliyle kalıyor.

09 Nisan 2021

BATMAN VS FLASH

 


Yıllardır abimle bizim Atari dediğimiz Nintendo’nun Snes platdormunda 2001 yılında oynadığımız Batman oyununu arıyordum. YouTube aramalarım sonuç vermeyince bugüne kadar çıkmış tüm Snes oyunlarını derleyen 3 saatlik videoya bile baktım. Sonunda Reddit üzerinden şöyle bir bilgiye ulaştım.

Konami nin çıkardığı Monster in my Pocket oyunu bizimki gibi ülkelerde tutsun diye hacklenerek Batman ve Flash oyununa çevrilmiş. Bu bilgiyle oyunu hemen edindim ve emulatör yardımıyla oynamaya başladım. Hatırladığım kadar güzel değilmiş ama olsun. Zaten hafıza her şeyi güzelleştirmesiyle meşhur.



15 Aralık 2020

ED WOOD

 



Yaratıcılıktan alınan hazzın yerini hiçbir şey tutamaz.


Ed Wood, Tim Burton’ın filmografisinde çok önemli bir yer tutuyor. Sinema tarihinde de öyle. Üretmekten asla vazgeçmeyen, ötekiler tarafından dışlanan ve kötü işler yaptığı söylenen bir yönetmeni anlatıyor Tim Burton Ed Wood filminde. Kendini en iyi şekilde dışlanmadan ifade edebileceği tek yerin de beyaz perde olduğuna inanıyor. Bu açıdan filmi Tim Burton bağdaştırması yaparak farklı bir okumayla izlemek de mümkün.

SIDEWAYS, MİNÖR DERTLER

 

SIDEWAYS, MİNÖR DERTLER



Hayattaki küçük anların tadını çıkarmayı bilen iki arkadaşın filmi Sideways. 2004 yılında vizyona giriyor ve özetini okuyan insanları şaşırtıyor. Çünkü bu film minör dertler hakkında. Patlamalar, CGI efektleri yok. Komedi filmlerinden alıştığımız büyük yanlış anlamalara ve takip sahneleri yok. Başınıza gelebilecek olaylar hakkında bir film Sideways.


BROKEN FLOWERS’IN YALINLIĞI

 

BROKEN FLOWERS’IN YALINLIĞI



Jim Jarmusch ve Bill Murray bir araya gelince ortaya seyir zevki yüksek, dinlendirici, düşündüren bir yapım çıkıyor.

2005 yapımı bu film hayatımızdan çıkan insanların bizde bıraktıkları ufak ayrıntılara odaklanırken davranışlarımızın çoğu zaman mantıksız olduğunu anımsatıyor. Huzur verici bir yolculuğun yalın bir sinema diliyle beyaz perdeye aktarımı Jim Jarmusch tarafından ustaca yapılıyor.


Casablanca

 

Casablanca



Kendi türünü yaratan bir sinema klasiği.

Kendinden sonraki tüm romantik filmleri etkileyen büyük bir yapım. Siyasi arkaplanıyla bir aşk hikayesini ustaca birleştiren Casablanca Amerikan sinemasının en iyi filmlerinden biri kabul ediyor. Humprey Bogart ve Ingrid Bergman’ın başrollerini canlandırdığı film savaşın en kritik anlarında başlıyor.


BÜYÜK BUDAPEŞTE, KÜÇÜK MUTLULUKLAR

 



BÜYÜK BUDAPEŞTE, KÜÇÜK MUTLULUKLAR


Büyük Budapeşte Oteli (The Grand Budapest Hotel) 2014 yılında gösterime girdiğinde seyirciler salonda ne izleyeceğinden az çok emindi. Herkes nasıl bir deneyim yaşayacağını kafasında kurabiliyordu çünkü yönetmen Wes Anderson’ın oturmuş tarzına hayranları kadar onu ilk kez izleyecek seyirciler de hâkimdi.

Filmografisinde Rushmore (1998), The Royal Tenenbaums (2001), Moonrise Kingdom (2012) gibi filmler bulunan yönetmen teatral unsurları sinemanın kurgu gücüyle birleştirerek tek nokta perspektife sıklıkla başvurarak bunu adıyla anılan bir tarza çeviriyor. Büyük Budapeşte Oteli de filmografisi içinde en ciddi işi denilebilecek bir noktaya oturuyor.


BATMAN FOREVER

 

BATMAN FOREVER



Kimilerine göre en kötü Batman filmi. Kimilerine göre serinin vasat üyesi.

1995 yılında gösterime giren Batman Forever çoğu hayran tarafından iyi karşılansa da yıllar içinde biraz da popüler kültürle dalga geçilen bir yapım oldu. Joel Schumacher’ın punk atmosferine sahip bir Gotham’da geçen Batman Forever, günümüzde yönetmen kurgusuyla yeniden yayınlanması beklenen bir film.

Science of Sleep

 

Science of Sleep



Hayattan kaçıp düşlerimize sığınırız.

Peki düşlerimizden kaçmamız gerekirse?

Michel Gondry’nin başyapıtı Science of Sleep onun tüm yeteneklerini gösterdiği bir yapım. Düş ve gerçeğin perdeye yansıtılmasını iyi bir senaryoyla ve farklı bir teknikle filme alarak filmografisindeki en iyi işe imza atıyor. 2006 Berlin Film Festivali'nde yönetmen Michel Gondry, filmin ana mekânının 15 yıl önce yaşadığı bir ev olduğunu söylüyor.

New York’ta Yağmurlu Bir Gün

 

New York’ta Yağmurlu Bir Gün



Dakika dakika planlanmış romantik yolculuklar felakete en yakın şeydir.

Sevdiğimiz bir insanla işler asla yolunda gitmez. Hayatın her zaman bir planı vardır. İçinde olduğumuz şehrin de öyle. Woody Allen vizyona bir yıl geç giren bu filminde bizi kendi tarzında bir aşk hikâyesiyle buluşturuyor. 1981’den beri her yıl bir filmi vizyona giren yönetmen son olaylardan sonraki tartışmalarla 2018’de bir yıl ara vermek zorunda kalıyor.